bu neden ve nasıl oluyor bilmiyorum, sözleşmeden, anlaşmadan, bambaşka evlerde aynı his üzere buluşmayı nasıl başarıyoruz? hisler birer oda olsa, aynı odada, ah senin dudağına sürülmüş karbondioksit benim gözlerimden bir film şeridi gibi geçse, filmde senle ben iki iz gibi apartman duvarında yanyana, taşınırken çizmişler bizi bir kanepenin ayağıyla, aynı ayak iki kere ileri geri, aynı ahşap aynı betonu iki aynı çizgiyle, aynı dertle aynı ritimle üstelik, film orada bitiverse, başı ve sonu ikimizin yanyana iki çizgi olduğunu söyleyen bir hikayesi olsa sadece, birleşmek de ayrılmak da yok.

galiba en çok bununla teselli buluyorum. sen var. ben var. bu kadar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s