Hangi tıbbi teknoloji bizim “iç” dediğimiz yeri gösterebilir, iç’in içinde yanıp sönen, dönüp duran, kuduran ve ölmeyen, sürünen ve iyileşmeyen, iyileştirmeyen o kurt sürülerini, serçeleri sonra, sarmaşıkları ve dikenleri, fırtınaları ve sessiz iskeleleri, kayıkları ve helezonlara sebep küreklerini, hangi teknoloji gösterebilir bizim örtmek için hayatımızı harcadığımız sırları? Eğer tıbbın ya da herhangi bir adamın umurunda olsaydı muhakkak bir girişimde bulunulurdu. İç hastalıkları uzmanları neyin iç yüzünü ne kadar bilebilir? Korkuyorum bir gün içime doğru bakan bir aletle gelecekler ve orada ben dahil hiçbir şey bulamayacaklar diye. Korkuyorum bir gün içimde benden başka her şeyi bulacaklar diye. Korkuyorum bunların bir intihar mektubu olmasından. Korkuyorum avucumda titreyen güvercin boynu çıt diye kırılıverecek diye. Korkuyorum o güvercinin boynu olmaktan. Korkuyorum içimin canavarları bir gece nefesimle çıkıverecek diye. Korkuyorum sığınamamaktan hiçbir kovuğa, her kovuğun içinde başka başka gözler görürüm diye korkuyorum. Korkuyorum beni yanlış bilecekler diye, sevmeseler olur, sevmeseler olur, sevmesinler ama beni yanlış da bilmesinler, korkuyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s