Sen anlatmaya başlayınca omuzbaşına tünemiş tinkerbell gibi hissediyorum kendimi, periliğimi senin peter pan’lığına kurban ediyorum sırf hayaline ortak olabilmek için. Hem muhtaç, hem muktedir olunur mu aynı anda, olabiliyorum işte.
Bu senin huyun; sana ait anları beni de içine çekecek şekilde anlatmak. Fakat bugün, düşmemek, hatta yorgunluktan yığılmamak için tutunurken raylı sistemlerin birinde, boş kalan elim hikaye yazmakla meşguldü. İçinde muhayyel, tahayyül, hülasa geçen bir şeyler yazdım, tekinsiz mahalleleri ışıktan bi güvenle geçiyorduk o sırada. Yazdım, yazdım, fakat sonra, en nihayetinde yazarak neyi anlatacağım dedim, sen okumadıktan sonra neden yazacağım, okumuş olsan misal, bal gibi bildiklerimizi gene bilmezden gelmeyecek miyiz sonunda?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s