+ bakarsan bağ olur, bakarsın bağlanmışız.

+ sanki kolayı, çekiliri, huzurlusu varmış gibi zor zamanlar deriz, öyle zamanlardayız işte, hiç modası geçmeyen siyah döpiyesler gibi giyinmişiz içimizden, tesellinin elmas kolyesi de boynumuzda olmasa çekilir gibi değil.

+ doğası üzgün olan adamın gülümseyişi kadar mutlu eden başka bir yüz kırışığı bilmiyorum, orada bir sır gizli, kendini çok  derinden fışkırmış çok kıymetli bir mücevhere benzetiyor insan. hani, o hep öyle gülümsesin, ben hep böyle hasan sabbahın hayalli dünyasında dolanayım… parlıyoruz işte gülümseyerek kardeşler, abiler, annelerle birlikte.

+ anneler hiç hastalanmasa, onları fabrikalara gönderip androidleştirsek işte, bilim bunları kursa ya, tank, tüfek ve sanayi hamlelerine ne gerek var?

+ annesi uzakta olanların başlarını bağışladıkları bir kurum olsa, onları tek tek alıp öpsem, öpsem, hepsinin annesi olsam keşke. onların yanında “anne” dedikçe annelerinin katili gibi hissediyorum kendimi.

+ prensesliğin kanununu yazsam yeniden, kimi yetkileri kaldırmayı düşünürüm.

+ yanarım yanarım; hiçbir şeye yanmadığıma yanarım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s