ne mal dârem ki dîvân behored/ne din dârem ki şeytan bebered*

“…bütün hayatımı bir salkım üzüm gibi avucumda sıkmak istiyorum, suyunu, hayır, şarabını damla damla, gölgemin kurumuş boğazına akıtmak istiyorum, kutsal su gibi. ama önce beni bu oda köşesinde tümörler gibi, kanserler gibi azar azar yemiş bitirmiş dertlerimi kağıda geçirmek istiyorum, çünkü düşüncelerimi daha bir düzene koyarım böylece. yoksa maksadım bir vasiyetname yazmak mı? hayır! çünkü ne malım var kadıya yedirecek, ne dinim var şeytana verecek*. hem sonra daha nesine takılıp kalacağım bu dünyanın? hayat denen şeyden el çektim, bıraktım, pekâlâ, gitsin elimden! ben gidince de, adam sen de, kim isterse okusun benim bu kağıt parçalarını. ne gelecek umurumda, ne onlar. yazıyorsam, yazmak ihtiyacı beni zorluyor da ondan. mecburum, düşüncelerimi hayalî bir varlığa, gölgeme bildirmek baskısını çok, pek çok hissediyorum…”

Sadık Hidâyet { Kör Baykuş’tan}

niçün yazarsın ey bülbül?” üzerine 2 yorum

  1. Yazmatan çok okumak hoş. Bir eve bir yazar yetişir diyorum.

    Hazır yazma ihtiyacı beni zorlamasken çekileyim köşeye….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s