4185_79588808458_537413458_1705698_4941941_n

ben değil/sen değil/biz değiliz/vallahi de dünya” üzerine 4 yorum

  1. /sen, denizfenerinin anlatıcısı özgürruhlu lili olmalıydın ihtimâl!/
    ..
    (Şunlar; haymatlostlar, bir vatanları olduğu halde vatansızlar. Dışlanmış grupların zihinsel işlevleri en faal üyeleri, zekîler..zekâları; kış düşmeden bir an önce kendilerine bir koza örüp, bir ipekböceğine dönüşmek için olanca aç iştahasıyla kendi kalbinin yapraklarına dalan tırtıl!.
    -Oysa esirdiler şehre..çöplükleri bile zaptedilmiş metropolün en ünlü meydanına çıkan şanzelizesinden geçerken bir gece gizlice, pahalı mekânlarının yankesici camekanlarına çarptırmışlardı, /gündüz transit geçiş belgeleri/ni..hayata, dünyaya şehre hiç katışıksız şu hayata yabanî adamlar bu yüzden şehrin uçurumu sayılacak en uç yerine kondurmuştu kartal yuvası kulübeleriini, berduşluk atelyelerini..zaten, modernizme /uyumkaabiliyet/ şifreleri kodlarından doğuştan silinmişlerin, metropolde modern hayatın gösterdiği şu yüzüne alışma talimleri; pürüzsüz, mermer bir duvara yağlı ellerle tutunmaya çalışmak gibi beyhude bir çabadan öte bir şey de değildi-
    ..
    Sigarasından derin bir nefes çekerek başlamıştı, yıllar yılı alnında biriktiği insan hikâyelerinden birini daha anlatmaya; “..artık tüm zamanlar moderndi..gemden eğerden azâde özgür ruhlar bile artık evcil, en başına buyruk dağ/lı/lar bile artık sosyaldi..”
    (..bir akşam /yine yalnızlık/mış..aslında her akşam /yalnızlık/mış..bir akşama daha eriyormuş gün..erdikçe korkızıl bir ateşte eriyen bakır gibi eriyormuş..her akşam bâkir bir hüznün ihzarına çıkan müzekkereymiş..yalnızlık böyle iyiymiş, dokunmamak gerekmiş..zaten az sonra gece yağacakmış üstüne ve elleri yine o denizde..oysa tuzruhu bir yalnızlığa daldırırmış nasıra çalan ellerini her seferinde ve kırklamaya kelimelerini..biriken buğusunu yıkayacakmış, hüznünün ve kelimelerinin..dudağında oyalamış, kâğıdına düşene kadar bitmemiş nice şiirini..tuvalinin kıyısına iliştirmiş hayatını, dokurken gergefine işleyemediği o mutluluk figürlerini..kayda geçmemiş hiç, yüzünün bir kenarında asılı kalmış gülüşlerini..)
    ..
    (bir adı yokmuş..adını arıyormuş..bir şeye değil, çok şeye adanmış aslında..yağmurlar içine yağarmış..böyle oynatmış kalemi, kaderini yazan..derin gölgeler karmış hamurunun mayasına..dönüşü yokmuş gittiği yolların..kalbi yaşamak konusunda imkânsız bir ihtimale savururmuş onu hep. bu yüzden her gecenin yarısı dürtülerek uyandırılırmış gizli bir el tarafından, uykularından..açtığında gözünü, ilk gördüğü bir yanılsamaymış..çokça düşleri varmış oysa hayra yoramadığı ve kâbusları içinden çıkamadığı..gözaltlarındaki o morluklar, yüzündeki derin çizgiler kadifeyle sarmalanmış bir törpünün çoktan yıpranmış bir çeliğe ettikleriymiş..bir el uzanacak olsa okşamaya kan damlatırmış tenine..kemanının tellerine takılır kalırmış sesi çaresiz, bir gemi bordasına mahkûm bir yılkı sandal gibi..en son serinlik düşürdüğünde teleğine bir eski rüzgâr, henüz çok küçükmüş..o rüzgâr büyükanasının müşfik nefesiymiş..zaten bir yaralı kuşun kalbine batarmış hep güllerin dikeni ve zaten yanmadan da geçmezmiş bir kuş da meltemlerden..
    Yusuf’u ararken Züleyha yakarışlarında, mecalsiz ve tükenerek delicesine, kaybettiği şu Kenân ki; /gurbetlerin en zoru/ymuş..”)

  2. (..şu hâl/sizlik/leri aşkın, onun kutsiyeti hatrına nice yaban el’i /sıla/ bilip, niceye ellerimizle verdiğimiz öz/ümüz/ün neticesiydi..oysa ‘sır’ bilip, /sır/ deyip içimize vurduğumuz şey, bizim aşka o saf bakan nazarlarımızın saflığından müteşekkil, yalnızca bir /yaldız/dan ibaretti..
    “sır” deyip öyle bilip açmıştık ya, kuş kanadı kadar kuşkusuz, içimizin o, ne gün değdik, ne el vurup kirlendik ve ne de imitasyon ve müsvedde duygularla işlenmedik saf ve som çeperlerini!.(sürünüp çalındılar, fıtratın hediye ettiği, o en eşsiz gülyağını miri malı bol bulup, ne el ne dil değmedik yüreklerimize Halep çarşısına dalan haramî gibi hiç pervâsız yağmaya daldılar ve nice kalp çarpıntısı müddetince kalıp, oyalandılar..
    Şu kalışlara izin verişler bilmezliktendi..
    Oysa nasıl da /asıl/dan ve izâhtan fersah fersah varesteydiler?!.şu hâlleriyle ne de çok sahteydiler..nasıl da içleri çoktan boşalmış tenekeydiler ve iyi birer kuru gürültüydüler ki; araladığımız kalp kulak/çık/larımızın kapakçıklarında bir süre daha zoraki çalınıp, tırmalayacak ve ama bizden başka bir daha hiçbir kalbe /sahte sır/ olamayacak o siliklikleri, kıymetsizlikleriyle geçip gidecek olan?!.
    bu yüzdendi çok sürmemişliği kalıcılıklarının..döküldüler bir bir ve pul pul..öz dilleriyle parlattıkları öz yaldızlarının ardından adları da gitti..geriye kalan, zehir bir pas tadı ve acı bir iz olacak olan; döktükleri o ağularının bakır oksidi yeşiliydi..
    Elbet ölmezdi bir kalp şununla, ölmedi!.
    bunu hep bildiler ve heybelerinin damaklarında kırıntı kalmış o emsalsiz /yağma tadı/nın tesiriyle, kendinden geçirici aşk arayışlarının bipervâlığından hep savunmasız /son bir som kalbe/, dönüp son bir taarruzla, onu da tarumar edecek ve artlarına bile bakmadan çekip gidecek oluşun o şehevî lezzetinin arayışlarının, gözlerindeki o parıltısıyla yeniden geldiler..
    Ellerinde yine o kötürüm asâları ve şu serapa ve muttasıl; yüzsüz kapı çalmışlıkları ile bir kez daha, aldanmaya pek müsait bildikleri şu kapı eşiklerine geldiklerinde; sessiz mezar taşları arasında can çekişen sevda başlarının son ölgün hayretine çırpınarak yetiştiklerini farkettiler..onca davetsilikleriyle dahî çıldırmış gibiydiler..
    Pişmanlıklarının o beyhûde nöbet talepleri hiç yetmeyecekti artık..çünkü artık içimizde çoktan kırklanmış birer tevbeydiler..
    (oysa göçmemişken içimizden kuşlar
    yağmurlar geçip gitmemişken göğümüzden
    /bir/ken biz ve biz /biz/ken
    çokça eksilmemişken
    ve çokça geç kalmamışken hayata ve aşka
    yalın ve katışıksız ve ikirciksiz gelmelilerdi..
    ..
    öyle gelmeliler ve geldikleri eşiklerin kıymetini, içimizi o /en zor gurbetler/e çiğnetmeden bilmelilerdi!.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s