sen gidersen yürümelerimin, gülmelerimin hali nic’olur?

bir su balerini ile bir paraşüt bağlayıcısının-ki kendi asla uçamadı, uçmalara vesile oldu durdu-  ultraimkansız aşklarına yazdım bu şarkıyı, aşklarının meyvesi çekirdeksiz, ekşi ve mevsimsiz büyüyenlerdendi, manava gidemeden yolda canverenlerdendi. yani kemanlı bir melodiyi hakediyordu bu hikaye, klarneti de dayadım mı, ağlamayan kalmazdı ardından. ne saadet.

her ölü meyveye şarkı yazmazdım elbette, bazıları ağaç olurdu çünkü,  çürümüş bedenleri ince dallara dönüşürdü, onların şarkısını karıncalar yazardı, tek sıra halinde, el yazısıyla yazılmış gibi kıvrık harflerle. yazıyı okuyabilene ödüller verilirdi, kimseler okuyamayınca ödüller depolara kaldırılırdı, ne acı.

bir su balerini ile bir deve terbiyecisi için yazacağım tek bir nota yok. olamaz da. neden mi. o su balerini düşünmez mi hiç kumul hayallerin bonesini delip kulağına kaçacağını ve yazsam da şarkısını, onu asla duyamayacağını, çürük meyvelerine bir yenisini daha ekleyeceğini, çöllerde dayanamayacağını, vahalarda su balesini yapamayacağını… ne yazık.

bir köprüaltı dilencigitarcısının bir su balerini için yazdığı şarkıyı dinleyin şimdi, bakın, sessizce mırıldanıyor, duyuyor musunuz. duymuyorsanız ölüsünüz siz. hepiniz ölüsünüz.

Reklamlar

gitarcıdilenci’den subalerini’ne” üzerine 13 yorum

  1. su balerini bi duygulanmıştır ki sormayın gitsin.

    bu yazı için nasıl teşekkür edeceğini bilemez.

    en iyisi size bir iftar ısmarlamayı teklif etmek diye karar verir.

    teşrif buyurur musunuz?

  2. su balerininin iftar teklifleri kabul edilmiştir =)

    emre: balerin deve terbiyecisine baka baka eğrilir mesajı veriyosun yani =)) balerin mesajı almışsa ne mutlu ona =)
    bu arada, hoşgeldin =)

  3. yazmayım dedim ama dayanamıycam !

    şimdi nedir bu? ha? nedir bu?
    okuyuculara soralım, kaç kişi anladı bu yazıyı? ha? kaç kişi anladı okuyucular?
    hiç!
    hiç tabi ki!

    yapmayın güzel kardeşim,
    etmeyin, gözünüzü seveyim!

    tablo çizer gibi yazmayın. sonra şüpheye düşüyoruz kendimizden, sanki bişey anlatıyorsunuz da biz anlamıyormuşuz gibi.

    hayırlı ramazanlar.

    (hee bakın siz deseniz yanı şeyi, muhtemelen şöyle başlardı ;
    – ram ve aza, mavi bişeyli sularda, çiçekli masalar sevdasıyla yüzerlerken ….

    hehehe bunu gibi :) )

  4. Hangi üstadlarmış bunlar? Ben hiç duymadım, nedense.
    Bence siz örtmek istiyorsunuz; içinizde bir örtme aşkı, ne bulursanız örtüyorsunuz.
    onu örtün, bunu örtün, şunu örtün; beni örtün, beni örtün !
    – yok o başka bişeydi , karıştırmayalım –

    Konuyu dağıttırdınız bana kendiniz gibi,
    Anlamıyorum, evet anlamıyorum.
    Benim küçümen okuyucum da anlamıyor.
    Ama nezaketen söylemiyor işte.
    Heh !

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s