döke saça öğrenmek lazım, ne diyor reklam endüstrisinin önde gidenleri, neymiş efendim,  kirlenmek güzelmiş.  şanslı veletler korosunun cırtlak şarkıları susmuyor işte, şımarıklık dizboyu. öğrenmek için şımarmak da şart elbet; reklamcılara ekmek kapısı: şirretlik güzeldir. aaah ah bizim zamanımız, su birikintilerinde hoplayıp zıplamak ve baştan ayağa sırılsıklam olmak için evden epeyce uzak olmak gerekliydi, yani çocuk yaşta yatılı okulda, acıklı tarihi notlar saçılıyor meydane, aman aman. yine de kısaca açıklamak gerekirse, yatılı okul ekmek üstüne limon sıktığımız, elmaya tuz serptiğimiz yerdi, bir de soğuk suyla başımızı yıkayabiliyorduk. kulağımızdan çekenimizin olmadığı alanlarda özgürdük yani. ama konumuz bu değil. konumuz dökmek saçmak kırmak yamultmak. biliyor musun, reklamcılar çok haklılar. denemeden bilemeyiz. dökmeden silemeyiz. kırmadan birleştiremeyiz. gitmeden dönemeyiz.

bilmek

silmek

birleştirmek

ve

dönmek için

not: sevsen de sevmesen de dinleyeceksin hepsini. hediyenin kırosu moderni olmaz. abi diyor ki: yok böyle ölümsüz aşklar.

Reklamlar

zannetme aşkım yavaşlar” üzerine 16 yorum

  1. Ayşelerin topunu
    özellikle isminin sonunda gül takısı olanları
    kiraz ağaçlarına saplayacaksın veya o ağaçta sallandıracaksın
    bak bakalım bi daha adamları böle inim inim inletebiliyorlar mı

    şey aslında, zerdali ağacı da olabilir
    yani ben onu tercih ederim hem sallanır hem yerim canım ne var. :P

  2. ayşelerin inletme hakkını kimsecikler ağaç dallarında sallandıramaz.
    bu garip yolunda ölsün diyor işte adam, hem teslim olmuş hem de şikayet mi edecek =) ümidim, hasretim her şeyimsin ayşem =) şair burada azabım da olabilirsin demek istiyo herşeyim derken =P

  3. Kırmak, dökmek, yamultmak üzerine iki not:

    1- Erkek milleti harbi salaktır: Kız istemediği halde boyna kıza yamanmaya çalışır, kız erkeğin pervane olduğunu gördükçe bu durumdan zevk alır ve devam ettirmek için erkeğe fırsat verir. Bizim salak kız seviyo sanarak daha da yakınlaşır. Sonra kız bunun iyice sırnaştığını görünce tekmeye basar. Adam salaklığı için üzüleceğine hala kız için üzülür.

    2- Kız milleti de harbi uyuzdur (aysunun demesiyle:)): Erkeğin onu tavlamak için gösterdiği çabayı ve romantikleşmeyi tavladıktan sonra da devam ettirecek sanır. Sonra culya rabırts ya da sandra buloka yapılan muamelenin aynısını bekler. Erkek daha iyisini bulana kadar idare eder, sonra tekmeyi basar. Kız (uyuz ya) hatayı hala kendinde arar:) Aslında suçlu hollywooddur.

    3- Aşk harbiden salaktır:Çünkü insanı salağa çevirir:)

  4. * 3 maddeye de katılıyorum warrior.
    * yeah, holivud suçludur. kuluniler sadece holivuddadır ve yaşı 50ye geldiği halde onlar bekardırlar, ancak filmlerde birilerine saplanırlar =)
    * haaa, ilk maddedeki pervane cinslilerden istanbulda yok =) siparişi nereye verecez ; )
    * uyuz olmayan kızlar da vardır. sandra ya da culya olmasalar da iyi kızlardır onlar. =)

  5. İstanbul’da da pervane cinsler bulamayanlar Murat Evgin şarkısı hediye edilesilerdir.

    Helal olsun bana valla
    bir rekora imza attım
    10 milyonluk bir şehirde
    yalnız kalmayı başardım

    helal olsun bana valla
    imkansızı aşmışım
    sevgililer gününde
    yalnız kalmayı başardım

    herkes sallıyor haybeden
    bense yaşıyorum harbiden
    kırık bir kalp ve işte ben
    iflah olmaz bir kaybeden

    harbiden çok komik ve güzel bir şarkı, melodisi de çok hoş:)

    bulursan dinle

  6. murat abiye de geçmiş olsun diyelim, sıyırmış canım yaaa, 10 milyonluk şehirde ünlü bi adamın oğlu, parası da vardır illa ki, bi de şarkıcı falan. ben murat evginin en çok şey şarkısını seviyorum:

    düşmanlarım çatlasın,
    eski aşklar kıskansın,
    evde kaldın diyenler,
    ben evleniyooorum =P

    murat evgin yaşamadan yazıyomuş demek warrior.
    iboya dönmek lazım, o Bu da Geçer diyo mesela, dinleyince geçiyo evet. böyle kalmaz zamanlaaa düzelir elbett…

  7. “Ademler ve Havvalar” programına dönmüş burası. hazır format uygunken ben hocama sormak istiyorum: “kadın ve erkek neden didişir, neden barışır. keyifli bir oyun mu, acıklı bir gerçek mi yaşanan”
    bi de, iboya dönersek dereye inmezmiyiz, taşsız ve eşsiz dönmezmiyiz?
    yine bi de, ayşelerin topunu, helede sonu güllü olanlarını seveyim. birine hastayım, dierine de olayım.

  8. “Ademler ve Havvalar”ı pek tiril tiril bulduk da, giydiriyoruz bacı durmadan, sanki biz başka gezegenlerin androitleriymişçesine eleştirel bakabiliyoruz, takdir edilesi bişey bu, iznt it?

    soruların cevaplarına gelince, ibo der ki: du yu wanna pardii… haydirililllillilllililililililiili yar. ikinci kısmın mealini bilmiyorum amma pardi istiyorum çokça cıstaklı müyzik eşliğinde.

    dereler, taşlar ve tüm alüvyonlar ayşelere kurban olsun. ayşeler ve güller de seni seviyorlardır, hem de birkaç dilde bunu söylüyorlardır bi paralel evrende =)

    kiss.

  9. aslında yazının konusu deterjanlar üzerineydi. Deterjanla ilgili bişeyler diyeyim de yazıyla ilgili bişiy demiş olayım. Biz küçükken kirlenip geldiğimizde annemiz yüzünde gülücüklerle bizi karşılayıp “aaa canım kirlenmiş ama öğrenmiş” demezdi;bilakis iyi bi dayak yiyip ” hala öğrenemedin deterjana ayda kaç lira veriyoruz bilmiyon mu elimiz dar”

    Madem ibodan ve gülden gittik; ibo amca şöyle demiş:

    Gülüm benin gülüm benim
    derdim aşkım canım benim
    ayırmasın mevlam bizi
    budur inan tek dileğim

  10. dikkatsiz; ayşeleri eğitme, seçme ve yerleştirme proğğramına bağlı olaraktan ismini andıydık. ayşe dediysek, fadime de olabilir bu, sabuha da. arzuya göre değiştirilebilir.
    mmmmm, bi de, kimsenin yan gözle baktığı yok, dümdüz, hayran hayran bakıyoruz ayşelere. çiçeklerin açması olayına gelince, ayşelerin yanında çiçekler ne ki, açsalar ne olur açmasalar ne olur. tüm ayşeler adına: hıh! diyorum =)

    warrior:aslında yazının konusu deterjanlara nasıl girdi bilmiyorum. tamamen ayşeler üzerineydi =) deterjandan bahsetmediniz diye alındığımı sanmayın.

    bi de ibonun şöyle bi şarkısı vardı:
    …dümdümteketek dümteketek, arabesk bu arabesk…(yıl 1991)
    hmmmm bi de şey vardı:
    …yandım televizyonun elinden, öldüm televizyonun elinden… (yıl 1989)

    arkeolojik bi çalışma oldu bu ya, yoruldum =)

  11. ayşeler,güller
    paraleller, evrenler
    yaylalar, çiçekler
    havvalar, ademler
    farklı farklı diller, kissler
    ibolar fatihler
    cıstak cıstak müzikler
    ozman hepberaber
    hadi hadi hadi hadi hadiiiiiiiiiiiiiiiii

    ayşegülleri de al gel aysun.

  12. “ler” çoğulu şerefraziçün yapılmıştır, bilinsin.
    pijamalarınızı, makinelerinizi ve güneş kremlerinizi alıp geliniz.
    balkonumda asma, asmalarda üzüm, ayşelerde gözüm, der, kaş kaldırır göz süzerim.

  13. iki farklı konu,ayşeye mi yorum yazsak deteryanlara mı..?tam bilemedim.idareten yazacaz artık:)

    ayşe ismini seviyorumm..

    hep zeki kız imajı çizmiştir ayşe ismi.
    Hz.Ayşe’den olsa gerek.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s