A. için

kabus.jpg

“… hani yazgının en belirleyici anları, size dokunmadan burnunuzun dibinden geçip gider ve sizi solmuş yapraklardan oluşan dev bir burgacın ortasında bırakırlar ya, işte o yiten korkunç ama dev fırsat duygusunu hissediyordu…”

Dino Buzzati {Tatar Çölü’nden}

Reklamlar

Dino Beni Tarif Ediyor” üzerine 4 yorum

  1. Dino bu işi biliyor! Tatar Çölü’nü okumamış olsam, bu adam ne diyor, demem kuvvetle muhtemeldi. Şimdi ise, böyle birşey demem söz konusu değil. Hakikaten de, kaderinizde dönüm noktası olan bir olay veya olaylar, sizi yoklar gibi yapar; oysa sizi teğet geçmiş gibidir. Gün be gün solarsınız ama ne umduğunuz olur, ne bulduğunuz sizi selamete çıkarır. Bir kâbustur kısaca (resmin ismi de o zaten).. İzbe bir yerde, yalnızlığınıza sizden başka kulak verecek kimseler de olmaz. Bu hâle geleceğinizi daha önceden idrak edemezsiniz. Belki de kaçırılan o dev fırsatların,yitirilmiş korkunçluklar olarak vasıflandırılması bundandır.

    Dino! Sen bu hallere düşecek adam mıydın? : )

    Selamlarımla yol’larda gezen..

  2. Fırsatın kokusu bir yerlerden geliverir, suretini arar durur insan, bir de bakmıştır ki 42 numara bir ayak izi yerde, bir de çamurun üzerine yazılmış bir not sanki:
    “Buradaydım, gidiverdim…”

    Tatar Çölü’nde Teğmen Drogo’nun bir hayali vardı.
    Hayalsiz kalması onu yazgısındaki son basamağa yığıverdi işte.

    Kaçırılan fırsat dediği şey de belki sadece bir hayalden ibaretti, belki gerçekte bir şekli yoktu, sadece bir koku, bir his kalıyordu ardında, koklayanlar da: Aaaa evet, bir fırsat kaçırdım, hayatımı değiştirebilirdim fakat olamadı…diyorlardı.

    Fırsatkaçırma ve kendinikandırma, belki burada aynı anlamda kullanılabilir…

    Sevgili Hayalistanlı;

    “Karanlıktan, ölmekten, öldürülmekten değil de yalnız kalmaktan korkmaktır kâbus: Yalnız kalmaktır.” der Aysun. Yaz kenara.

    Dino benim için özel biri. Arada böyle şikayet edecek. Ben de buraya alacağım şikayetlerini…

    …yine gel…

  3. Yazgının belirleyici anları…

    Belirleme her zaman var yaşadığımız süre içinde, bu belirleyişler biz farkında olmadan gerçekleşiyor, ama bazen bizim için gerçekten farkına varılır konuma geçiyorlar. Burgaç, iyi bir tarif, dönen bir şeyler oluyor, aslında hep olan ama dönüşü zaman içinde farklılaşan şeyler.

    “Hayınlığı debreşti miydi bu kedinin
    Çolak bir pençe içimi tırmalıyor
    Elimi cebime sokuyorum, batıyor
    Ucu, paslı bir iğnenin”

    diyordu Eloğlu, zaman bir kedi mi yoksa?..

  4. SEvgili HKO,

    Farkında olunan belirleme ve farkında olunmayan belirleme olarak ikiye bölersek yazgının belirleyici anlarının en dokunaklısı sanırım ikinci kısımdır, öyle değil mi?

    Dualarımın hepsini kabul etmediği için Allah’a şükrediyorum çoğu zaman. Bu dualarımın gerçekleşmemesi yazgımın belirleyici anlarını farketmeme, hayatımı değiştirecek kötü insanların ve olayların bana değemeden o burgaca karışmalarını seyretmeme ve bundan ders almama neden oluyor.
    Yitirdiğim fırsatlara rağmen “YAZGI”mdan memnunum HKO : )

    Zamanın kediliği üzerine:

    Bazen ağır aksak: Garfield gibi
    Bazen süratinden gözler yaşarır: bir Chetaah
    Bazen sırnaşık, bazen saldırgan: Hittcliff

    Zaman kedi midir, bir leğene bastırmak lazım, kaçarsa Kedidir:)
    Peki Kuduz mudur bu?

    Metinamca tırmaladı beni:
    Paslı iğneye karşı aşı olmalı, kuduz aşısıyla beraber bi de tetanos attırıver Aktar!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s